HATAY’IN TARİHÇESİ
Hatay, Anadolu'nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir ve tarih boyunca birçok medeniyetin beşiği olmuştur. Bölgedeki ilk yerleşim izleri M.Ö. 100.000'lere kadar uzanır ve bu durum, Hatay’ın tarih sahnesinde ne denli önemli bir rol oynadığını gösterir. Arkeolojik buluntular, Hatay’ın Orta Paleolitik dönemden itibaren insan yerleşimlerine sahne olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle Amik Ovası çevresinde yapılan kazılarda; Çatalhöyük, Tel Tainat, Tel Cüdeyde ve Tel Atçana gibi höyüklerde tespit edilen buluntular, bölgenin Neolitik, Kalkolitik ve Tunç Çağı boyunca yoğun bir yerleşim yeri olduğunu göstermektedir. Bu yerleşim yerlerinde bulunan mimari kalıntılar, yerleşimlerin siyasi ve sosyal açıdan beylik sistemine dayandığını işaret etmektedir.
Amik Ovası’nda İlk Krallıklar ve Hitit Dönemi
M.Ö. 3. binyıldan itibaren Amik Ovası’ndaki yerleşimler; sırasıyla Akadlar, Yamhad Krallığı, Hititler ve Mısırlılar gibi medeniyetlerin egemenliğine girmiştir. Özellikle Hitit İmparatoru I. Şuppiluliuma döneminde bölge, tekrar Hitit topraklarına katılmış ve M.Ö. 13. yüzyıla kadar bu egemenlik sürmüştür. Ancak M.Ö. 1200 yıllarında Hitit İmparatorluğu'nun dağılmasından sonra, bölgede Geç Hitit Krallıkları kurulmuştur. Bu dönemde Sami-Arami toplulukları, Hattena Krallığı adıyla yeni bir yönetim oluşturmuştur. Hattena, ilerleyen süreçte Asurlular ve Urartular gibi güçlü devletlerin kontrolüne girmiştir.
Sakalar Dönemi ve Pers İmparatorluğu Egemenliği
M.Ö. 7. yüzyılın ortalarında bölgeye Türkmen/Oğuzların atası olarak bilinen Sakalar gelmiştir. Hükümdarları Oğuz Han liderliğinde Antakya'yı zapt etmiş ve yaklaşık 18 yıl boyunca burada kalmışlardır. Daha sonra bölge M.Ö. 6. yüzyılda Pers İmparatorluğu'nun egemenliğine girmiştir. Persler döneminde Hatay, Kilikya Satraplığı sınırları içinde yer almış ve ekonomik olarak önemli bir bölge haline gelmiştir.
Büyük İskender ve Helenistik Dönem
M.Ö. 333 yılında, Büyük İskender ile Pers İmparatoru III. Darius arasında İssos Savaşı gerçekleşmiştir. Büyük İskender’in kazandığı bu zafer, Pers egemenliğini sona erdirmiştir. Bu dönemde, günümüz İskenderun bölgesine Aleksandria adı verilmiş ve bölge kısa süreliğine Makedon egemenliğine girmiştir. Büyük İskender'in ölümünden sonra, komutanlarından Seleucus I. Nicator’un kontrolüne geçen bölge, Seleukos Krallığı döneminde büyük bir şehirleşme sürecine girmiştir. M.Ö. 300 yılında kurulan Antiochia (Antakya) ve Seleucia Pieria, bu dönemin en önemli şehirleri arasında yer almıştır. Antakya, kısa sürede Seleukos Krallığı’nın başkentlerinden biri olmuştur.
Roma ve Bizans Dönemi
M.Ö. 64 yılında Antakya, Roma İmparatorluğu’na katılarak Suriye Eyaleti’nin başkenti olmuştur. Bu dönemde Antakya, ticaret yollarının kesişim noktasında yer aldığı için hızla büyümüş ve zenginleşmiştir. Roma İmparatorluğu’nun üçüncü büyük şehri olarak tanınan Antakya; saraylar, hipodromlar, hamamlar ve gelişmiş su sistemleriyle dönemin en önemli metropollerinden biri olmuştur. Ayrıca Hıristiyanlık inancı, M.S. 1. yüzyılda Kudüs dışında ilk kez burada yayılmıştır. Hıristiyanlara “Hıristiyan” adının ilk kez Antakya’da verilmesi, şehrin dini tarih açısından önemini artırmıştır.
395 yılında Roma İmparatorluğu’nun ikiye bölünmesinden sonra Antakya, Doğu Roma (Bizans) toprakları içinde kalmıştır. Bu süreçte, İslamiyet’in doğuşuna kadar geçen süre boyunca Bizans İmparatorluğu’nun önemli bir sınır şehri olmuştur.
İslamiyet’in Yayılışı ve Türk Egemenliği
638 yılında, İslam orduları Antakya’yı fethederek şehri Emeviler döneminde Halep’e bağlamışlardır. Daha sonraki süreçte Abbasiler, Tolunoğulları ve İkşitler gibi İslam devletlerinin egemenliği altına giren bölge, 11. yüzyılda Selçuklu Türklerinin hâkimiyetine girmiştir. Sultan Melikşah döneminde Kutalmışoğlu Süleyman Şah, Antakya’yı fethederek Selçuklu topraklarına katmıştır. Bu süreçte Antakya, hem Türk-İslam kültürünün hem de Bizans etkilerinin görüldüğü çok kültürlü bir şehir olmuştur.
Haçlı Seferleri ve Memlük Dönemi
1098 yılında Antakya, 1. Haçlı Seferi sırasında Haçlılar tarafından ele geçirilmiştir ve burada Antakya Prensliği kurulmuştur. Ancak 1268 yılında Memlük Sultanı Baybars, Antakya’yı fethederek bu prensliği sona erdirmiştir. Bu dönemde Türkmen boylarının bölgeye yerleşmesi hızlanmıştır.
Osmanlı Dönemi ve Modern Dönem
1516 yılında Yavuz Sultan Selim’in Mısır Seferi sırasında Osmanlı topraklarına katılan Hatay, Halep Eyaleti’ne bağlı bir sancak olarak yönetilmiştir. Osmanlı döneminde bölge, ticaret ve tarım alanlarında gelişmiş, birçok eser inşa edilmiştir. Ancak I. Dünya Savaşı’nın ardından bölge, Fransız işgaline uğramış ve uzun süren müzakereler sonrasında 29 Haziran 1939 tarihinde Hatay, Türkiye topraklarına katılmıştır.