Mardin adından tarihte ilk kez 4. yüzyılda Roma tarihçisi Marcellinu tarafından ''maride''şeklinde bahsedilmiştir. Mardin'in adının nereden geldiği ile ilgili farklı söylenceler de vardır: Ermeni söylencelere göre MS 351'de Nusaybin yıkılınca Mardin'e sığınan Ermenilerin karşılaştıkları dirence karşı gösterdikleri cesarete atfen savaşçı ya da şehit anlamına gelen ''mardin'' kelimesinden; Süryani söylencelerine göre ise çevrede çok sayıda kale bulunmasına bağlı olarak kaleler anlamına gelen ''merdin''den türemiştir.
İlk Çağ Dönemi'nde hakkında pek bir şey bilinmeyen şehre 640 yılında Araplar egemen olmuştur. Araplardan sonra 12. yüzyılın başında Kürt ,Ermeni ,Yakubi Nasturi, Şemsi ve Yezidilerin yaşadığı Mezopotamya , İran üzerinden gelen Türkmenlerle birlikte yeni bir kültürle tanışmıştır. Türkmen ailelerin büyüklerinden olan Artuklular yaklaşık üç asır boyunca Mardin'e egemen olmuştur. Başkentlik yaptığı bu dönemde Mardin oldukça gelişmiş; kale dışına taşan mahalleleri, sarayları, camileri, medreseleri, çarşıları, hanları ile gerçek bir şehir kimliğine bürünmüştür. Musul- Halep arasında yapılan ticaretle en parlak dönemini yaşamıştır. Bu dönemde Moğol İmparatoru Timur şehri iki kere kuşatmış ama başarılı olamamıştır.
15. yüzyılda başka bir Türkmen ailesi olan Akkoyunlular ve sonrasında Karakoyunlular Mardin'de hüküm sürmüştür. Bir yıl boyunca süren kuşatmadan sonra 1517'de Diyarbakır Beylerbeyi Bıyıklı Mehmet Paşa Mardin'i Osmanlı topraklarına katmıştır. Birinci Dünya Savaşı sırasında şehir herhangi bir yabancı işgaline uğramamıştır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra Mardin, bu ülkenin önemli bir kenti olmuştur .
Mardin ; Dicle ve Fırat Nehri'nin suladığı bereketli topraklarda İlk Çağ Dönemi'nden beri farklı kültürlerin, dinlerin uğrak yeri ve insanlar için önemli bir yerleşim alanı olmuştur. Şehirde baskın olarak iki büyük tek tanrılı dinin varlığı hissedilir: Erken Hristiyanlık Döneminde Ermeniler ve Süryanilere ait kilise ve manastırlar ile Türk İslam Devleti olan Artuklular Dönemine ait medrese ve camiler şehrin sembolü haline gelmiştir.
Şehir günümüzde yüksek avlu duvarlarının çevrelediği dar sokaklarıyla, şehre özgü taş evleriyle, abbaralarıyla ve her adımda hissedilen bozulmamış tarihi dokusuyla birlikte zengin mutfağıyla da yıl boyunca yerli ve yabancı turistleri kendine hayran bırakmaktadır.
Mardin'de Gezilip Görülmesi Gereken Yerler
1-MARDİN MÜZESİ
.JPG)
2-ESKİ PTT BİNASI (Mardin Artuklu Üniversitesi Uygulama Oteli ve Sosyal Tesisi)

3-ZİNCİRİYE MEDRESESİ
.jpg)
4-MARDİN KALE GÖRÜNÜMÜ
.jpg)
5-MARDİN OLGUNLAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ
.jpg)
6-DARA ANTİK KENTİ
.jpg)
7-MİDYAT GECE MANZARASI
.jpg)
8-KAYSERİYE ÇARŞISI (ŞAHMERAN )
.jpg)